Business Consultancy, Turnaround & Restructuring
Dönüşüm Yönetimi Merkezi
  • Turnaround Management
    Yeniden Yapılanma Hizmetleri
  • Efficiency Improvement
    Verimlilik ve Karlılık Artışı
  • Business Transformation
    Pazarlama Stratejileri Yönetimi

Bitcoin’in Karanlık Yüzü ve Blokchain ile ilgisi

Bitcoin’in Karanlık Yüzü ve Blokchain ile ilgisi

Kripto para adı altında ortaya çıkan ve zaman içinde değeri inanılmaz rakamlara yükselen Bitcoin hakkında cevaplanması gereken pek çok soru var, ancak tam anlamı ile toparlayan bir yazıya ulaşamadım. Bulunan bilgiler genelde birbirinden kopyalanma ve konunun tüm açılarına değinebilen türde değil. Bitcoin’den sonra çıkan pek çok kripto para daha oldu, Bitcoin derken hepsini kast etmekteyim.

 

İncelemelerimde bir türlü cevap alamadığım sorular aşağıdaki gibi oldular ;

  • Bitcoin bir para mıdır? Dijital ortama uydurulmuş (kriptolanmış) bir para mıdır?
  • Öyle ise kripto para nedir?
  • Bitcoin eğer para ise bir paranın değeri bir haftada % 20 değişebilir mi?
  • Bir paranın değeri kendiliğinden artabilir mi? Bu mantıklı mı, peki Bitcoin nasıl artabiliyor?
  • Bitcoin ne almak için kullanılır, paranın alamadığı neler var da bunları almak için Bitcoin lazım?  Örneğin Bitcoin ile ekmek alabilir miyim, alabilsem de neden para ile değil, Bitcoin ile alayım ki?
  • Dünya’da para adı verilen evrakları kimler yapar, kimler yapamaz, kalpazanlık ne demektir?
  • Bitcoin dendiğinde hemen akla gelen Blokchain nedir, Bitcoin ile alakası nedir? 

 

Bitcoin bir para mıdır? Dijital ortama uydurulmuş bir para mıdır?

Buna para kavramının ne olduğundan başlayalım.  İlkel dönemlerde,  insanlar ürettikleri malları bir pazar yerinde birbirleri ile takas ederek ihtiyaçlarını karşılama yoluna giderlerdi. Ancak mal ve hizmet miktarının her geçen gün artması ile takas ve fiyat belirleme işlemleri çok zor hale geldiği için bunu kolaylaştıracak başka bir araç ihtiyacı doğdu ve o bölgede iktidarı ellerinde bulunduranlar, altın, gümüş gibi kıymetli metaller kullanarak para tabir edilen bir değişim aracını oluşturdular. Bu değişim aracının altın, gümüş, bronz gibi değerli bir madenden yapılmış olması onun sahtelerinin yapılmasını önledi, çünkü zaten kendisinin bir değeri vardı.

Ekonomiler gelişip mal ve hizmet üretiminin her geçen gün artması sonucunda metal paralar yetersiz kalmaya başladı. Ağırlardı, toptan ticarette taşınmaları, sayılmaları, bir yerde depolanmaları zor hale gelmişti. Bunu gören ve iktidarı ellerinde bulunduranlar, bu tür değerli madenlerden yapılmış paraları piyasadan toplayarak bu kadar maden karşılığında maden para sahiplik sertifikası yayınlamaya başladılar ve bu günkü BANKNOT yani KÂĞIT PARA ortaya çıktı.

Uzun yıllarca devlet hazineleri aynı mantığı kullanarak ellerinde bulunan (ülkede bulunduğunu var saydıkları) altın, döviz ve diğer birkaç kıymetli maden in değerine göre para bastılar. Ancak nüfus artışı ve yanında gelen üretim artışı, altın ve diğer kıymetli maden mevcudunu o derece geçti ki bu sistem artık çalışamadı. 1970 li yıllarda pek çok devlet, altına dayalı para üretiminden farklı bir yönteme geçme kararı alma aşamasına geldi.  O da o ülkede üretilen mal ve hizmet miktarının istatistiksel olarak tespit edilmesi ve o kadar PARA üretilmesi idi.

Para, o ülkede üretilen mal ve hizmetin üretenler arasında kolay değişimini sağlayan, güvenilir bir takas aracıdır. Yani devletler, kendi egemenlik sınırları içinde! (değineceğiz) üretilen katma değerli tüm hizmetlerin birbiri arasındaki serbest dolaşımını sağlayabilmek için o miktarda para basarlar.

Tabii para basımı o kadar kolay bir şey değildir. Ülkede üretilen her şeyi kontrol edemezsiniz. Ülkede her şey kayıt altında değildir.

Para basımına “emisyon”, basılmış para miktarına da “emisyon hacmi” denilmektedir. Devletler, bu hesabı yeterince yapamadıklarında veya gelirlerinden daha fazla harcamaları olduğunda hesaplanandan daha fazla para basarak fazla para oluşmasına sebep olurlar. Piyasalar bunu anlar ve herkes sırası ile ürettiği malın, hizmetin fiyatını arttırmaya başlar, buna enflasyon denir. Enflasyon; esasında karşılığı olmayan veya haksız basılan para demektir. Biz kazancımız aynı kalarak ama aldığımız mal ve hizmeti daha pahalıya alarak enflasyonun bedelini öderiz. Diğer bir deyiş ile devletler bu sayede haksız gelir de elde etmiş olurlar.

Günümüzde para basımı, devletler tarafından yetkilendirilmiş merkez bankaları tarafından ve devletler adına yapılmaktadır. Örneğin, TCMB, Türkiye’de para basma ve ihraç yetkisine sahip tek kuruluştur ve bu imtiyazı Türkiye Büyük Millet Meclisinden 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanunla almıştır. Bu diğer devletlerde de bu şekildedir. Örneğin, ABD Doları, 1913 yılında verilen bir yetki ile sadece FED (ABD Merkez Bankası) tarafından basılabilir ve dolaşımı sürekli kontrol edilir.

 

Şöyle bağlayalım; Dünya üzerinde para adı verilebilecek bir değişim aracı (kağıt-metal-dijital-kripto) basılabilmesi için, o devletin egemenlik sınırları içerisinde kanunen bir kuruluşun para basımı ile yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. Bu, tüm Dünya’nın ürettiği mal ve hizmetin doğru fiyatlarla takas edilebilmesinin sağlanması için yüzyıllar içinde mükemmelleşmiş bir ekonomi kuralıdır

Bitcoin veya diğer kripto paralar bu tanıma uyuyor mu ?  HAYIR

 Kalpazanlık yapsam, ÖTL adlı kendi basılı kağıt paramı üretsem ve binlerce kişi paramın geçerliliğini kabul etse ne olacak?

Kanunlara karşı geldiğiniz için suç işlemiş olur ciddi cezalar alırsınız. Ama diyelim kimse anlamadı veya hakkınızda dava açmadı ne olacak?

Diyelim, ütopik olarak çok kişi sizin yarattığınız parayı kabul etti, elbette ÖTL niz piyasada gayet güzel kullanılmaya başlanır. Bazı mallar, hizmetler ÖTL ile alınıp satılmaya başlanır, problem olmaz. Siz de bol bol ÖTL basarak zengin olursunuz. İlk kaynağı sizde olduğu için bir şey üretmenize gerek olmadan para basarsınız. Sadece baskı maliyetiniz vardır. Zengin olmaya devam edersiniz. Birileri ülkede mal-hizmet üretir yeni ÖTL lere ihtiyaç doğar, siz daha çok basar daha zengin olursunuz.

Bu parayı kullananların yaptığı işlemler kalpazanlık olarak adlandırılamaz. Herkes sistemden memnundur.

Sistemi bozan şey ise; bu imkanı herkese verirseniz bir süre sonra herkesin kendi parasını basmaya başlayacağı, sonra daha çok kişinin daha çok sayıda para basacağı ve para sisteminin bir anda çöküvereceği, inanıp kabul edenlerin elinde değersiz kağıt parçalarının kalıvereceği dir.

İşte bu nedenle Dünya’da tüm ülkelerde para basımı, kanuna göre yetkilendirilmiş tek bir kurum tarafından yapılır ki bu da dediğimiz gibi o ülkenin merkez bankasıdır.

Şöyle bir gözünüzde canlandırın. 2018 itibarı ile Dünyada 195 ülke ve 170 çeşit para var, ancak kendisine Kripto para dedirten 1.500 ün üzerinde çeşit oluşmuş durumda ve hepsinin üremesinin altında tek bir varsayım yatıyor, satın almak için değil değer artışı için kullanmak!  şimdiden alayım, fiyatı çok artacak ve ben zengin olacağım!

 Bir ülkede sadece o ülkenin parası geçmiyor ki, döviz diye bir kavram da var!

Para, ülke egemenlik sınırları içerisinde geçerlidir demiştik. Döviz denilen kavram ile para mantığı ilk çıkışından farklılaşmaya başlıyor. Örneğin USD (veya Euro, Yen, GBP vs.), sadece ABD de değil tüm Dünyada yoğun talep gördüğü için sadece ABD de üretilen mal ve hizmet miktarına bakılarak değil tüm Dünyadaki talebine göre basılıyor. Siz Türkiye’de bir yerlerde US Doları ile bir mal veya hizmet satıp,  satın alabiliyorsanız USD Türkiye’de yasal ve geçerli hale gelmiş demektir.

Türkiye’de almış olduğunuz mal ve hizmet Türkiye’de üretildiğine göre başka bir ülkenin sizin ülkenizin üretimine göre para basması ne kadar mantıklıdır?  Esasında değildir. Büyük devletleri zengin eden faktörlerden biri de bu işte. Başka ülkelerde ABD’nin arabasına, yazılımlarına, diğer ürettiği değerlere Türkiye’de talep var ise ABD bu ürünleri üretir ve Türkiye’ye ithalat kanalı ile yollar. USD için de aynı şey geçerlidir. Türkiye’de USD ye talep var ise ABD de USD yi kendi ihtiyacından daha fazla basar ve Türkiye’ye gönderir. Elbette bu bavullar ile değil dış ticaret yolu ile olur. Siz ülkenizde mal veya hizmet üretir ABD ye ihraç edersiniz ki buna turizm de dahil, ülkenize döviz getirmiş olursunuz.

Yani görüldüğü üzere, ABD kendi ülkesinde karşılığı olmayan parayı da basmaktadır. Bir kağıt parçasını değerli bir şey haline dönüştürüp karşılığında pek çok şeyi satın almakta ve bedelini ödememektedir. Elbette bunu tüm Dünya’daki USD trafiğini FED den geçirerek ve kontrollü bir biçimde yapmaktadır. Eğer fazla USD emisyonu oluşmuş, yani fazla basım yapılmış ise, bu defa da parası değersizleşmekte ve ithal ettiği malların maliyeti artmaktadır. Bu defa da FED, faiz oranlarını arttırarak paranın bir kısmını ülkeye geri çekmektedir.

Döviz adını verdiğimiz USD, Euro ve benzer konvertible, yani uluslararası ticarette geçerli olan paralar, ülkeleri dışında da işlem görmekte yerel para mantığını çökertmektedirler. Yine de olayın arkasında Dünya’nın ekonomik olarak en güçlü ülkelerinin merkez bankaları vardır. Tüm dövizler, onu basan ülkelerin kontrolündedir.

Bitcoin için aynı şeyi söyleyebilir miyiz? Hayır

 Bitcoin bir para mıdır?  HAYIR

İrdelediğimiz bilgiler ışığında bakarsak, Bitcoin veya türevleri olan Ripple, Ethereum, Litecoin türü para olarak adlandırılan ve nasıl bir değeri olduğu belli dahi olmayan türevlerin para olmadığını kesin olarak söyleyebiliriz. Kripto olsun, dijital olsun, kağıt olsun maden olsun üretilen bir ödeme aracının adına para denilebilmesi için bir ülke adına o ülkenin yasalarına göre üretilmiş olmaları gerekmektedir.

Yukarıda sayılan kuralların dışında para veya para yerine geçebilecek her türü üretim yasa dışıdır ve kalpazanlık olarak adlandırılır, çünkü üreteni haksız yere bir şey üretmeden zengin edecektir ve bu imtiyaza sadece devletler sahiptir. Devletler nasıl olsa vergi sistemi ile paramızın istedikleri kısmını bizden alma şansına sahip oldukları için bu konudaki en güvenilir otoritelerdir.

(Not: Kalpazanlık, mevcut para birimlerinin kopyalanması olarak tanımlanıyor ama bence olmayan bir para birimini kanun dışı yaratmak ta kalpazanlığa girer)

 Peki, Bitcoin para değilse nedir?

Bir maldır, emtiadır. Bir üründür. Bir oyundur, bir şans oyunudur. İki tarafça da kabul edildiği sürece vadeli bir çek gibidir, senet gibidir. Bir ödeme vaadi, bir takas birimidir. Aldığınız Milli Piyango Bileti gibidir.

 Bitcoin ile ne alabilirsiniz, örneğin ekmek alabilir misiniz?

Hayır. Bitcoin ile normal hiçbir malı satın alamazsınız. Web de Bitcoin ile neler alabilirim diye araştırma yaptığınızda önce bazı şeyler alınabilir olduğunu göreceksiniz, ancak biraz detaylı baktığınızda neredeyse mantıklı hiçbir şey alınamadığını göreceksiniz. Bu elbette kanuni olan mal ve hizmetler için geçerli. Diyelim kanunen yasak olan bir şeyi yurt dışından alacaksınız, örneğin uyuşturucu veya dijital bir hizmet, örneğin bir hacker kiraladınız. Bu işlemler karşılığında normal yollarla transfer yapamayacağınız için Bitcoin işe yarar hale gelivermektedir. Çünkü Bitcoin ne yazık ki konvertible hale gelmiştir, yani paraya çevrilebilir hale gelmiştir.

Paraya çevrilebilen ama Dünya bankacılık sisteminde gizli tutulabilen her emtia, yasa dışı ticaretin finansmanında gayet güzel kullanılabilir. Bir ülkeden diğerine kolayca aktarılabilir, kara para aklanmasında, Dünyadaki kara para trafiğinin yönetilmesinde kullanılabilir. Nasıl mı? Kolombiya’da uyuşturucu üretiyorsunuz, Bitcoin alırsınız, İstanbul’da Bitcoin ile satılan bir yalı bulur satın alırsınız, üçüne beşine bakmaz birkaç kat fazlasını verirsiniz. Paranız tertemiz Türkiye’ye gelip aklanmıştır!

Bitcoin işlemleri, ne merkez bankaları ne de Masak türü kara para ve kayıt dışı ekonomiyi denetleyen devlet kuruluşları tarafından yakalanamayacağından, yasa dışı ticaretin finansmanında rahatlıkla kullanılabilir.

Yasa dışı ticaretinizi eninde sonunda normal paraya çevirebiliyor iseniz, Bitcoin in düşebileceği maksimum değeri fiyatınızın üzerine ilave eder Bitcoin ile işlemi kabul edersiniz. Yasal olmayan işlemlerde zaten kar marjları inanılmaz yüksek olduğundan bu tür büyük oynamalar satıcıyı hiç rahatsız etmeyebilir.

Asıl tehlikeli olan nokta da Dünya’daki para hareketlerinin devletlerin kontrolü dışına çıkmasıdır. Evet, para üretimi devletlerin tekelindedir ama bu sayede hem kalpazanlıklardan hem enflasyondan hem kara para ve kayıt dışı ekonomiden korunmuş oluruz. Dünya’da kara paranın sınırlı ve takip altında tutulması, terör örgütlerinin, uyuşturucu kartellerini daha da güçlenmesini engellemektedir. Bu tür örgütlerin kendi ordularını kuracak, devletleri devirecek, hatta nükleer silahlara erişebilecek kadar güçlendiğini bir düşünün. Nasıl mücadele edebileceksiniz?

Para dolaşımının kontrol edildiği bir sistemde birimiz vergi öderken diğerimiz kaçıramaz. Birisine bankadan EFT yaptığınızda sistem size bu bir kira ödemesi mi, maaş ödemesi mi diye sorar. Tüm hareketler kayıt altındadır. 50.000 USD ve üzeri tüm transferler MASAK * (Mali Suçları Araştırma Kurulu) ın sisteminde uyarı verir. Çalışmış olduğunuz firmanın size Bitcoin ile ödeme yaptığını düşünün, ne SSK’nız ödenir ne tazminatınız. Size yapılan ödemeyi ispatlayamazsınız bile.  Size maaşınız, kimsenin bilemeyeceği x bir dijital hesaptan gelmiştir mahkemede işverenden geldiğini ispat edemezsiniz.

(* Not : MASAK, 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının önlenmesine Dair Kanun ile kurulmuş 17 şubat 1997 tarihinde faaliyetine başlamıştır. Görev ve yetkileri 18.10.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının önlenmesi Hakkında Kanun ile yeniden belirlenmiştir.)

 Dünya’daki herhangi bir paranın değeri aylık %’25, yıllık % 1320 oynamalar ile değişir mi?

HAYIR

Para adı verilen değerler güvenilir olmak durumundadırlar. Kopyalanamazlar, seri numaraları vardır, oldukça sofistike hesaplanma teknikleri vardır, değerleri büyük ekonomik krizler veya savaşlar haricinde kolay değişmezler. Öncelikle bir paranın mantık olarak zaten değeri artamaz. Öyle bir şey oluyorsa sistemde hata var demektir ve para basarak normal seviyesine indirirsiniz. Paranın değeri olsa olsa azalır.

 İdeal şartlarda bir paranın değeri sonsuza kadar aynı kalmalıdır ne azalmalı ne de artmalıdır. Çünkü ülkede üretilen mal ve hizmet miktarı arttığında aynı düzeyde para basılır azaldığında ise piyasadan para çekilir.

Elinizde 100 USD varsa, fors majör halleri dışında uzun yıllar boyunca değerini koruyacağından emin olursunuz.  Paraların enflasyon gibi çeşitli nedenlerden dolayı satın alma gücü azalabilir. Ancak bu, uzun dönemlerde fark edilir ve ölçülebilir şekildedir.

Bitcoin in değeri ise her gün olağanüstü değişiklikler göstermekte olduğundan normal ticari dünyada, yani günlük hayatta bir para birimi olarak kullanılabilmesi mümkün değildir. Bu değişikliklere şöyle bir bakarsak;

 

2017 Yılı Ortalama BTC Fiyatı 4.000 $

2017 En Düşük BTC Fiyatı 785 $

2017 En Yüksek BTC Fiyatı 19.500 $

BTC Yıllık Değişim Yüzdesi % 1.320

2017 Yıl Başı BTC Fiyatı 998 $

2017 Yıl Sonu BTC Fiyatı 14.165 $

2018 Şubat BTC Ortalama Fiyatı 8.460 $

2018 Şubat BTC En Düşük Fiyatı 6.840 $

2018 Şubat BTC En Yüksek Fiyatı 9.083 $

2018 Şubat BTC Değişim Yüzdesi % 25

 

Evinizi Bitcoin ile 2017 Aralık ayında 140.000$ a sattınız, yeni bir ev arıyorsunuz buldunuz tam alacaksınız Bitcoin’lerinizin değeri 68.400 $ a inmiş. İki ayda evinizin yarısı gitmiş. Böyle bir para birimi olabilir mi? Sadece savaş zamanlarında olmuştur.

Bir ay içinde değeri % 25 değişen veya bir yıl içinde değeri % 1.320 değişen bir para birimi ile alım/satım yapabilir misiniz?

Elbette hayır. Hiçbir normal ticaret firması bu şekilde riskli bir ödeme yöntemi ile ticaret yapamaz, böyle bir değeri kabul edemez, çünkü günlük ticari hayatımızda kâr marjı bu derece yüksek olan hiçbir ürün kalmamıştır desek yeridir. Belki tekel olmuş bazı yazılım türleri hariç (Microsoft bir dönem Bitcoin kabul etmiştir)

Bitcoin esasında bana göre bir kalpazanlıktır, bir saadet zinciridir, o programı yaratan kişi veya kişileri zengin ettiğinden hiç kuşkum yok. Kendilerini ısrarla saklamalarının nedeni de bu olsa gerek. Ortada ne bir kişi, ne bir genel merkez binası, ne bir telefon numarası ne de bir adres vardır. Bitcoin, geçmiş yükselme grafiğine bakarak kolay yoldan para kazanmak isteyen pek çok insanın dikkatini çektiği için popüler olmuştur.  Gelecekte daha da yükselir diye düşünen daha fazla insan tarafından talep gördüğü ve üretim sayısı kısıtlı olduğu için (diye biliyoruz belki de değildir) fiyatı artmakta, artacağı var sayılmaktadır.

 

Peki, Neden Bitcoin bu derece değerleniyor ve bir anda değeri düşüyor?

Bunun için pek çok şey söylenmekte. Bitcoin lerin çalınabilir olması, Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi bazı ülkelerin aleyhinde konuşmalar yaptığı gibi. Hiçbirini bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ise burada da ekonomi kanunlarının işliyor olmasıdır. Bitcoin fiyatı arttığında geçmiş performansına bakarak yatırım yapan kişilerin sayısında veya miktarında artış olduğunu, yani talep arttığı için fiyatının arttığını söyleyebiliriz. Ancak fiyat düşmeye başladığında bu durumun tersi olduğunu söylemek mümkün mü? Bana göre asıl korkutucu nokta da burası. Ya birileri denildiğinin dışında bolca Bitcoin arzı yapıyorsa, yani Bitcoin miktarı 21 Milyon ile sınırlı değilse ve fiyat yükseldiğinde birileri sürekli üretim yapıyorsa ne olacak? Taklit edilemez deniyor çoğaltılamaz deniyor ama madencilik adında bir imkan ile çoğaltılabiliyor, daha önemlisi bunun bir üreticisi var ve kodlar orada. Şu ana kadar 16 Milyonu piyasaya çıktı ve 21 Milyon da sınırlı deniyor da bunun gerçekliğini kodu üretenler dışında kimsenin bilebileceğini düşünmüyorum.

 

Kripto Paralar Hakkında

Kripto paralar gelecekte kullanılacak ve normal paranın yerini alacaklardır ancak bu işlemler yine şu anda olduğu gibi devletlerin tekelinde yapılacaklardır. Aksi takdirde her isteyen para basar ve kendini zengin eder. Dünya’ya terör örgütleri, mafya tarafından ele geçirilmiş devletler hakim olur. Şu anda 1500 ün üzerinde kripto paranın ürediği tahmin ediliyor ve buna birilerinin dur diyeceğini düşünüyorum.

 

Yerli kripto paralar hakkında

Bitcoin ile ünlenen kripto para tabir edilen bu şeyler, pek çok kişinin iştahını kabartmış durumda. Örneğin Türkiye’de lanse edilen ve Bitcoin e rakip yerli mal diye gösterilen Turcoin ’in arkasında Anafis ve Hipper adlı şirketler bulunduğu öğrenildi. Hipper, bin 500 TL’lik yatırıma aylık 250 TL kazanç vaat ediyor. Yıllık kazanç olarak da 2 bin 920-3 bin 285 TL arasında bir kazanç verileceği belirtiliyor. Bu firmaların kurucularının 20 yıldır vatandaşın parasını sömüren saadet zinciri sisteminin sahibi firmalarda çalıştığı haberlerde yayınlandı (Hürriyet Haber, 10.01.2018 – 07:07) Turcoin türü başka yerli kripto paralar da çıkmış durumda ve iletişim bilgilerini tıkladığınızda karşınızda sadece E-Mail isimleri ile karşılaşıyorsunuz. Hiçbirinde gerçek bir iletişim adresi bulamıyorsunuz.  Zaten bu firmanın açıklamalarında madencilik için çok büyük bir data center kurdukları yer alıyor. Bu da blokchain’in mantığına tamamen ters bir durum. Blokchain teknolojisini aynı data merkezindeki bilgisayarlarla kullanmaya kalkarsanız mantığını zaten çökertmiş olursunuz.

 

Blokchain ve Bitcoin ilişkisi

Blokchain, Bitcoin’in bilgisayar alt yapısını oluşturan ve kırılması imkansıza yakın bir şifreleme sistemidir. Gelecekte daha yoğun kullanılacak ancak donanım alt yapısı henüz yeterli olmayan merkezi olmayan bir evrak saklama sistemidir.

Blokchain in teknik özelliklerine fazlaca girmeden geçeceğim, amacım Bitcoin-Blokchain eşitlemesinin arkasındaki tuzağı anlatabilmek.

Blokchain sistemini şu şekilde düşünebilirsiniz. Örneğin bundan x yıl sonra pek çok kayıt sadece dijital ortamda var olacak. Diyelim size ait evin tapusu, arabanın ruhsatı sadece dijital ortamda var olacak, sizin kimlik bilgileriniz ve diğer her türlü bilginiz dijital ortamda saklanacak. Noter işlemleri, muhasebe hareketleri, sadece dijital ortamda takip ediliyor, birer kopyası kağıt formatında bir yerde arşivlenmiyor olacak.

Böyle bir durumda birisinin sizin bilgilerinize ulaşıp evinizi kendi üzerine geçirdiğini, baba adınızı değiştirdiğini, sizi öldü gösterdiğini, açmış olduğunuz bir davada kullandığınız bir dijital evrakı değiştirdiğini veya data centerlerin bir savaş esnasında çöktüğünü düşünün.

Kabus gibi öyle değil mi? Bu tür siber suç ve sahtekarlıklara devletler, kanunlar, mahkemeler, yargı mensupları, emniyet, avukatlar, çok kişi henüz hazır değiller.

Blokchain türünde teknolojiler sayesinde sizin kayıtlarınız tek bir data merkezinde değil şifrelenmiş bir şekilde yüzbinlerce ayrı bilgisayarda küçük parçalar halinde tutulacak ve lazım olduğunda hepsinden aynı anda çekilerek bir araya getirilecek. Kayıtlarınız tek bir yerde bulunmadığından onlara erişmek imkansız olacak ve zincirin yüzlerce, hatta binlerce parçası çökse, ele geçirilse dahi, sizin kayıtlarınıza istenmeyen kişiler erişemeyecek.

Güvenlik sebebi ile tek bir veri merkezinde toplanmayan kriptolu saklama teknolojileri gelecekte daha çok hayatımıza girecekler. Para formunun gelecekte dijitale taşınacağı da kesin. Onun da güvenilir bir sistemde saklanabilmesi için Blokchain şeklinde bir şifreli bir saklama sistemine ihtiyaç olacak.

 

Ancak Blokchain teknolojisine dayanması, Bitcoin in durumunu değiştirmiyor. Blokchain bir saklama (arşivleme) teknolojisidir. Bitcoin in böyle bir teknoloji ile saklanıyor olması, çalınamaz, kopyalanamaz, yeniden üretilemez olması, onun bir sahte para olduğu gerçeğini değiştirmez.  Onu tek başına değerli kılmaz

 

Bitcoin madenciliği yasal mı?

Bitcoin üretimi, yasal olmadığı açıklanana kadar yasaldır. Madenci, bir veri merkezi yaratarak bir hizmet üretiyor ve karşılığında bir şeyler kazanması normaldir. Ancak Bitcoin bir gün yasadışı ilan edilirse, madenciliği durdurmak zorunda kalacağı için yatırım yapmış olduğu ekipmanın da çöpe gideceğini düşünmelidir.

 

Bitcoin alsam ne olur?

Milli Piyango bileti aldığınızda ne olursa bunda da o olur. Normal insanların Bitcoin alma amacı, zaten birisine bir ödeme yapmak değil ki. İleride çok değerlenir zengin oluruz düşüncesi ile alınıyor. Ha bahis oynamışsınız, ha future piyasalarında oynamışsınız ha Bitcoin almışsınız farkı yok, alın eğlenin, ama paranız giderse de üzülmeyin.