Business Consultancy, Turnaround & Restructuring
Dönüşüm Yönetimi Merkezi
  • Turnaround Management
    Yeniden Yapılanma Hizmetleri
  • Efficiency Improvement
    Verimlilik ve Karlılık Artışı
  • Business Transformation
    Pazarlama Stratejileri Yönetimi

YÖNETİCİNİN BAŞARISIZLIK REHBERİ – İŞ KİTABI  2. Baskı

Yazar Adı: Özhan Atalay
Yayınevi: Ceres Yayınları
Yayın Dizisi: Yönetim-İş Geliştirme
Sayfa Sayısı: 272 Fiyatı: 23 TL

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından iş kitapları statüsünde seçilerek satın alınmış ve kütüphanelere dağıtılmıştır.

Branding Türkiye tarafından 2018 yılındaki en başarılı 10 iş kitabından biri olarak seçilmiştir

Ekopolitik Programı Söyleşisi için tıklayınız

ST Endüstri Radyo Ekopolitik Programı Söyleşisi için tıklayınız

ÖNSÖZ

Başarıların sihirli bir anayasası yok, ancak başarısızlıkların var. Başarı bir bütündür. İş modeli tutmamış bir firmaya, isterseniz dünyanın en iyi yöneticisini getirin, işe yaramayacaktır. Bazı şeyleri yapmak başarılı olmamızı sağlayamaz, evet! Ancak bazı şeyleri uygulamak/uygulamamak muhtemelen başarısız olmamıza neden olacaktır. Öyle şeyler var ki, bunları yaptığınızda başarılarınıza gölge düşürebilir, para, zaman, moral kaybedersiniz. Bazen de her şeyinizi kaybedebilirsiniz.

İster yeni bir iş kuruyor olun, ister bir firma sahibi ya da yönetici olun, Yöneticinin Başarısızlık Rehberi’nde anlatılan konular hakkında farkındalık yaşamanızın sizi iş hayatında bazı vahim hatalardan kurtarabileceğinden eminim.

İş hayatında başarılı olmuş pek çok insan, genellikle ardından kitap yazarak başarılarının sırlarını anlatmışlardır. Bu kitapların önemli bir kısmını okudum ve gördüm ki, başarının arkasından öyküyü geriye dönük yaratmak kolay oluyor.

Başarılı olduğunuz zaman geçmişe yönelik hikâyeniz yeniden yazılıyor, aldığınız kararlarda ne derece haklı olduğunuz tartışılıyor. İlkokul öğretmeninizden apartman komşularınıza kadar pek çok kimse, sizde o dönemde nasıl bir ışık gördüğünü övgüyle anlatıyor. Olayları sonuçlara göre değerlendiriyoruz. Geçmişi, sonuçlara göre biz yeniden yaratıyoruz. Tarihin tekerrür edeceğini düşünüyor ve başarılı insanların yaptıklarından ilham almaya çalışıyoruz.

Benzer kararları bir başka kişi, farklı bir ortamda aldığında, olayların gelişimi de değişiyor. Bana göre başarı pek öğrenilebilecek/öğretilebilecek bir şey değil. İnsanların doğuştan gelen yetenekleri, çevre koşulları ve kendi çabaları, kaderle birleştiğinde ortaya başarılar çıkabiliyor, çıkmayabiliyor da. Bir firmada o günün koşullarında çok başarılı olan bir yönetici başka bir firmada tam ters sonuçlarla da karşılaşabiliyor.

Sular yükselince balıklar karıncaları yiyor, sular çekilince de karıncalar balıkları. Bu dengeye karar veren şey deniz, hatta Dünya’nın uydusu Ay. Kimin hayatta kalacağına karar veren gücün bir zekâya sahip olmayan Ay olması anormal bir durum. Muhtemelen Ay da kendisi için en iyi yörünge seçiminin Dünya olduğunu düşünmemiştir.

Kadercilik demeyelim, ancak olayların çoğunlukla irademiz dışında gerçekleştiği bir yaşam sürüyoruz. Pek çok şeyin mantığı yok. Yine de genellikle hadiseler karşısında ya kendimizi suçluyor ya da yaşananları fazla büyütüyoruz!

Tutmaz denen bir iş tutuyor, cazip görünen bir iş ise hayal kırıklığıyla sonuçlanabiliyor. İş modeli tutmadığında ne kadar doğruları yaparsak yapalım olmuyor; tuttuğunda ise büyük yanlışlar yapmadığımız sürece firmamız yaşıyor, büyüyor ve para kazanıyor. Model tuttuğu halde çok hatalar yapılsa dahi, kısa vadede başarı ve kâr oluşuyor, uzun vadede elbet yine işin sonu geliyor.

Başarılı olup olmayacağınız, sizden başka kimsenin hissedemeyeceği bir gizemdir. Zaman içinde, kaderinizde varsa ve sürekli çabalayan biriyseniz, başarı bir yolunu bulup ortaya çıkacaktır. Eğer başarı henüz ortaya çıkmadıysa, bunun da bir nedeni vardır ve hayat size “henüz zaman gelmedi, devam et” demektedir.

Edison, ampulü 5000. denemesinde yakmayı başarmıştı. Eğer 4900. denemesinde Einstein’a danışmış olsaydı, büyük fizikçi muhtemelen ona, “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir, boş ver artık!” diyecekti.

Günde sekiz saat piyano çalışmak, sizi ülkenin en iyi piyanistlerinden biri yapmaz; ne kadar yetenekli olursanız olun, haftada bir saat çalışarak ülkenin en iyi piyanisti olamayacağınız da apaçık.

Yirmi beş yılı aşan iş hayatımda pek çok büyük ve başarılı firmanın, holdingin, yapılan hatalar dolayısıyla kapılarını kapattığına şahit oldum. Kendim de işler kurdum, ortaklıklar yaptım. Başardıklarım oldu; başaramadıklarımda.

Her bölümü başlı başına bir kitap olabilecek konuları özetlemeye çalıştım.

Özhan Atalay

Yöneticinin Başarısızlık Rehberi Adlı Kitabı Aşağıdaki Kitapçılardan Satın Alabilirsiniz

D&R http://goo.gl/mchTb8
Idefix http://goo.gl/jiInqf
Kitapyurdu http://goo.gl/seUSjn
Ekopolitik Programı Söyleşisi için tıklayınız
Ekopolitik Programı Söyleşisi için tıklayınız
Murat Erdor Söyleşisi için tıklayınız

Müşterisini Yaratan Satıcı – Baskı Aşamasında

Satışa holistik bir yaklaşım

 

Bu kitabı, tüm beceriler kullanıldığı halde satışların istenen seviyeye gelmediği durumların analiz edilebilmesi amacıyla yazıyorum

Dönüşüm Yönetimi” Amerika’da milyarlarca dolarlık işlem yapılan bir sektör. Türkiye’de ise özellikle aile şirketleri ve KOBİ ler böyle bir hizmete gerek duymuyorlar.

Dönüşüm yöneticileri, yani karlılık ve verimlilik danışmanları; bir işe giriştiklerinde problem çekilen alanlarda teşhis ve tanı (Diagnostik) çalışmaları yaparak problemleri tespit ederler. Asıl sorun teşhisi doğru koyabilmektedir. Bir kez doğru teşhis konulduğunda çözüm geliştirmek kolaydır.

 

Satışların düşmesi veya bir türlü istenen seviyeye çıkmaması, sorun teşkil edecek seviyeye geldiğinde satış fonksiyonuna bir kademe dışarıdan yaklaşmak gerekir ki o da bir dönüşüm yöneticisinin holistik bakış açısıdır.

Hemen tüm satış kitaplarının temasında; rekabet edebilen, satılabilen, geçmişi bulunan bir ürün vardır. Zaten başka türlü de bir satış kitabını modellemek mümkün değildir. Potansiyel müşteriler bellidir ve onlara erişmenizi beklerler. Satış kitapları; genellikle potansiyel müşterilere nasıl erişilebileceği, iletişimin nasıl devam ettirileceği, mutlu sona nasıl ulaşılabileceği konusunda tecrübe paylaşırlar. Amaç, müzakereleri başlatıp hatasız götürerek benzer ürünler arasında müşterinin sizin ürününüzü seçmesini sağlamaktır.

Milenyum çağında ise kullan at sistemi geçerli oldu. Bilgi, ürünler, modeller, çeşitler, renkler, ambalajlar, alışkanlıklar, lezzetler, hatta markalar bile o derece hızlı eskiyorlar ki eskilerinin yerlerine sürekli olarak yenileri gelmek durumunda kalıyor. Başarılı bir ürün yaratmak yetmiyor, bir rakip daha başarılısını piyasaya süreceği için yeniden bir başarılı ürün daha yapabilmek gerekiyor. Pazara sunulacak yeni ürün gamının eskisinden daha başarılı olacağını var sayarız ama bazı ürünler beğenilmez, bazı modeller tutmaz, bazı renkler sevilmez, bazı cinsler satılmaz.

 

Başarılı iş modelleri, sıradan kişileri başarılı kılabilir ama başarısız iş modelleri en usta satıcılara bile havlu attırabilirler.

Sorumlu olduğunuz konudaki bir ürün veya hizmet, arzu edilen satış rakamlarına ulaşamıyorsa ne olacak? O segmentte ürününüze gerçekten ihtiyaç var mıydı, fiyatı doğru mu, niş bir konuya mı girdiniz, artık eskimiş, yaşam eğrisi dolmuş bir ürünü mü satmaya çalışıyorsunuz, olmayacak bir işin peşinde mi koşuyorsunuz? Türkiye pazarına giren bir yabancı firmaya satış müdürü olarak tayin oldunuz, firma bilinmiyor, ürünler tanınmıyor, satışlar beklenenin altında. Nereden başlayacaksınız?

Bu kitap; satış yöneticileri başta olmak üzere ürün ve firma yöneticilerini, satış işini kariyer yolculuğunun ilk basamağı olarak gören kişileri hedefleyerek onlara ürün gamını geniş açıdan nasıl yargılayabilecekleri konusunda bilgiler veriyor.

Kitabı bitirdiğinizde işiniz ile ilgili test etmeniz gereken şeyler bulacağınızdan kuşkum yok.